Ata Kaan Doğan - Disasters and Diplomacy: Conflict and Cooperation between Türkiye and Syria
This thesis examines how disasters, such as the 2023 earthquakes, and geopolitical challenges, like water disputes, influence Türkiye's foreign policy with Syria through the framework ofdisaster diplomacy. Focusing on the post-2021 period, when efforts were made to facilitate constructive changes in bilateral relations, the study investigates how natural disasters and transboundary resource issues can serve as catalysts for dialogue and cooperation. Over the past three decades, the relationship between these two neighboring states has been marked by a highly politicized environment, shaped by unresolved historical disputes and various attempts at rapprochement. In a world increasingly exposed to both natural catastrophes and geopolitical challenges, the role of shared disasters and resources in Türkiye-Syria relations remains underexplored. This thesis analyzes the 2023 twin earthquakes as a disaster with the potential to transcend political barriers and foster goodwill, while examining water disputes as a dualistic factor of conflict and cooperation. Employing a disaster diplomacy framework and drawing on the data collected in the newspapers, policy analyses and historical accounts, this thesis argues that disasters and shared resource challenges can serve as powerful catalysts for diplomatic engagement. However, their impact is contingent upon broader geopolitical tensions, historical grievances, and the prevailing political context.
Bu tez, afet diplomasisi çerçevesinde, 2023 depremleri gibi doğal afetlerin ve su sorunları gibi jeopolitik zorlukların Türkiye'nin Suriye ile dış politikasını nasıl etkilediğini inceliyor. Çalışma, 2021 sonrası döneme odaklanarak, iki ülke arasındaki ilişkilerde yapıcı değişiklikleri destekleme çabalarını ele alıyor. Tez, doğal afetlerin ve sınırları aşan su kaynakları sorunlarının diyalog ve iş birliğini teşvik eden birer araç olabileceğini araştırıyor. Son 30 yılda, Türkiye ile Suriye arasındaki ilişkiler, çözülemeyen tarihi anlaşmazlıklar ve birçok yakınlaşma girişimi ile şekillenen oldukça politize bir yapıya sahip olmuştur. Ancak, doğal afetler ve jeopolitik zorlukların daha sık yaşandığı günümüz dünyasında, ortak afetlerin ve kaynakların bu iki komşu ülke arasındaki rolü henüz yeterince incelenmemiştir. Bu tez, 2023'teki ikiz depremleri, siyasi engelleri aşma ve iyi niyet geliştirme potansiyeli taşıyan bir afet olarak ele alırken, su sorunlarını hem çatışma hem de iş birliğI aracı olarak inceliyor. Afet diplomasisi çerçevesi kullanılarak gazetelerden, politika analizlerinden ve tarihsel kaynaklardan toplanan verilerle yapılan bu çalışma, afetlerin ve ortak su kaynakları sorunlarının diplomatik ilişkilere güçlü bir katkı sunabileceğini savunuyor. Ancak, bu etkinin daha geniş jeopolitik gerilimler, tarihsel anlaşmazlıklar ve mevcut siyasi bağlam tarafından şekillendiğI vurgulanıyor.