Buğra Can Bayçiftçi - March on the West: Turkish and Italian Perceptions of Fascism and Kemalism, 1919-1938

This study investigates the various ways in which Italian and Turkish actors perceived Kemalism and fascism in the interwar era. As an intellectual history, it focuses on contemporary sources, including manuscripts, published books and articles, private papers, and Turkish and Italian state archives. For the first time in the literature, it offers a detailed, contextual analysis of Italian perceptions of Kemalism. Studies on Turkish perceptions of fascism have often suffered from reification and limitations of certain research programmes. Focusing on contemporary perceptions rather than abstract comparisons between ideologies construed as agents on their own, the study uses perceptions of fascism and Kemalism as leverage to uncover various contemporary factions. Perceptions of fascism and Kemalism were closely related to individuals' beliefs about Europe, the West, and democracy. In Turkey, figures who saw Westernisation as entailing democratisation tended to perceive fascism as an 'unnatural' anachronism. In Italy, Kemalist authoritarianism attracted the attention of the universalist fascists who sought examples abroad that proved fascism's 'universal' applicability. In contrast, a faction this thesis has dubbed 'the radical Kemalists' saw fascism as the newest iteration of the Western civilization and drew from it. Italian anti-fascists, especially the socialists, instead embraced the goals of Kemalism, such as secularisation and female emancipation. The study focuses on specific cases to investigate how historians can understand contact and influence between agents. It argues that historians have tended to underestimate the importance of the background of the agents and excessively focused on contact itself as a transformative factor.

 

Bu çalışma, iki dünya savaşı arası dönemde İtalyan ve Türk aktörlerin Kemalizm ve faşizmi algılama biçimlerini incelemektedir. Bir düşünce tarihi olarak, el yazmaları, ilgili dönemde basılmış kitap ve gazete makaleleri, kişisel evraklar ve Türk ve İtalyan devlet arşivleri dahil olmak üzere çağdaş kaynaklara odaklanmaktadır. Tez, literatürde ilk kez, İtalyanların Kemalizm'i nasıl algıladıklarının ayrıntılı ve bağlamsal bir analizini sunmaktadır. Türkiye'deki İtalyan faşizmi algısı üzerine yapılan araştırmalar, genellikle araştırma konusu olan ideoloji ve hareketlerin başlı başına birer özneymiş gibi irdelenmesi ve belirli araştırma programlarının getirdiği sınırlılıklar gibi sorunlardan muzdarip olmuştur. Kendi başlarına birer aktör olarak değerlendirilegelen bu ideolojileri soyut bir biçimde karşılaştırmaktansa ilgili dönemdeki aktörlerin algılarına odaklanan bu çalışma, faşizm ve Kemalizm algılarını çeşitli fraksiyonların varlığını tespit etmek için bir fener olarak kullanmaktadır. Çalışmada, faşizm ve Kemalizm algılarının, ilgili düşünürlerin Avrupa, Batı ve demokrasi hakkındaki inançlarıyla yakından ilişkili olduğu tespit edilmiştir. Türkiye'de Batılılaşmanın demokratikleşmeyi gerektirdiği fikrindeki düşünürler faşizmi "gayrıtabii" bir "irtica" olarak algılama eğiliminde olmuştur. İtalya'da Kemalistlerin otoriterliği, yurtdışında faşizmin "evrensel" geçerliliğini kanıtlayan örnekler arayan evrenselci faşist fraksiyonun dikkatini çekmiştir. Buna karşılık, bu tezde "radikal Kemalistler" olarak adlandırılan bir grup, faşizmi Batı medeniyetinin en yeni versiyonu olarak görmüş ve bir örnek olarak değerlendirmiştir. İtalyan anti-faşistler, özellikle de sosyalistler, bunun aksine Kemalizm'in laikleşme ve kadınların özgürleşmesi gibi hedeflerine odaklanarak hareketi olumlu karşılamışlardır. Bu çalışma, tarihçilerin aktörler arasındaki temas ve etki olgusunu nasıl açıklayabileceğini araştırmak için belirli düşünürlerin tarihlerine özel olarak odaklanmaktadır. Tez, bugüne kadar aktörlerin arka planlarının öneminin azımsandığını ve dönüştürücü bir faktör olarak temas ve etkileşim olgularına fazlaca odaklanıldığını savunmaktadır.

English