Ercan Çankaya - Representation of Beyoğlu in short story writing of the 1940s generation in Turkey

Representation of Beyoğlu in short story writing of the 1940s generation in Turkey 

 

This study focuses on the representation of Beyoğlu in short stories written between the end of the 1930s and the beginning of the 1950s by nine authors who were accepted as the representatives of the 1940s generation. Two developments marked the political history of this long decade: The Second World War and discussions about the transition to multi-party life. In these years, a radical change concurrently occurred in the positions of intellectuals in society and at the state level. The literary intellectual, who was a part of the bureaucracy in the early Republican period, became both excluded from the state elite and impoverished. In literature, as the little man became a common theme, the figure of the narrator who lived among the little men and narrated them rose to prominence. As story writing was poised for a rapid rise in the 50s during this period, literary modernism also became a major trend. The story writer began to focus more on his own individuality as the "loitering little man." The study reveals the relationship between the rise of literary modernism in Turkish short story writing and the increase of Beyoğlu representations in number and content. How the representations of Beyoğlu shaped the modernism of the 1940s and how the rise of modernism affected the literary representation of Beyoğlu are discussed.

Türkiye'de, 1940 kuşağı öykücülüğünde Beyoğlu'nun temsili

Bu çalışmada, Türk edebiyatında 1940 Kuşağı olarak adlandırılan kuşağın temsilcisi addedilen dokuz yazarın 30'lu yılların sonlarından 50'lerin başına kadar yazdıkları öykülerdeki Beyoğlu temsillerine odaklanıldı. Söz konusu uzun on yılın siyasi tarihine iki gelişme damgasını vurdu: İkinci Dünya Savaşı ve çok partili hayata geçiş tartışmaları. Bu yıllar, aynı zamanda aydınların toplum içindeki ve devlet katındaki konumlarında köklü bir değişim vuku buldu. Erken Cumhuriyet döneminde bürokrasinin bir parçası olan edebiyatçı aydın hem devlet elitinin dışına itildi hem yoksullaştı. Edebiyatta, küçük adam yaygın bir tema haline gelirken küçük adamların arasında yaşayarak onları hikâye eden anlatıcı figürü yükselen bir edebi figür haline geldi. Öykücülük, bu dönemde 50'lerdeki hızlı yükselişine hazırlanırken edebi modernizm de yükselen bir akım haline geldi. Öykücü, "aylak küçük adam" olarak kendi bireyselliğine daha çok odaklanmaya başladı. Bu çalışmada, Türk öykücülüğünde edebi modernizmin yükselişiyle Beyoğlu temsillerinin artışı ve içeriği hakkındaki ilişkiye odaklanıldı. Beyoğlu temsillerinin 1940'ların modernizmini nasıl şekillendirdiği ve modernizmin yükselişinin Beyoğlu'nun edebi temsilini nasıl etkilediği tartışıldı.

English